1 1
  • BIST 99.712
  • Altın 219,913
  • Dolar 5,3226
  • Euro 6,0481
  • Kmaraş 4 °C
  • Malatya 0 °C
  • Kayseri -3 °C
  • Sivas -2 °C
  • Adıyaman 3 °C
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor
  • Elbistanspor, Şarkışla’dan 6-0 yenik döndü
  • Cumhur İttifakı heyetinden nezaket ziyareti
  • Pınarbaşı’ndaki mil ve kum vakum makinesi ile temizleniyor

3 MİLYONLUK İSRAİL VE 1917’NİN LANETİ

Dr.Zafer Eren

26 Mart 1917’de başlayıp 2 gün süren; 17 Nisan 1917’de başlayıp 3 gün süren kanlı çarpışmalarda Türk askeri İngilizleri geri püskürttü. Ancak 6 Kasım 1917’de İngilizler orantısız güçleriyle Gazze’ye 3.kez saldırdılar.
8 Kasım 1917 tarihli telgrafla Enver Paşa, İstanbul’a, Gazze’nin bir gün önce elden çıktığını ve artık bizim olmadığını bildiriyordu. Yani 1.Dünya Savşı’nın Kanal Cephesi’nde yapılan üç büyük savaşın ilk ikisini tüm zorluklara karşın Osmanlı; üçüncüsünü ise İngilizler kazanmıştı.İngilizler Gazze’yi ele geçirdikten sonra durmadılar, ilerlediler ve 9 Aralık 1917’de de Kudüs’ü ele geçirdiler. 1516’dan 1917’ ye dek tam 401 yıllık Osmanlı egemenliği böylece bu topraklarda sona erdi. İlk iki saldırıda geri püskürtülen; ama 3.saldırıda Gazze’yi ve daha sonra da Kudüs’ü ele geçiren İngiliz’in yanında Araplar vardı. Bu 3. Saldırı ( 6 Kasım 1917), Arap tarihinde bir lanetin doğuşunun tarihidir. Araplar, kendilerine necip diyen Osmanlı’nın o topraklardan atılışında İngiliz’in yanında Türk’e silah çekti. Oysa Araplar, bu üçüncü Gazze Savaşı’nda İngiliz’in uşaklığını yaparken aynı günlerde İngiliz’ler Yahudilere bu topraklarda bir Yahudi devleti sözü veriyordu. Osmanlı, Arap-İngiliz-Yahudi ittifakına karşı bu savaşı kaybetmişti. Bunu unutmadık, çocuklarımıza da unutturmayacağız.
Bugün o topraklarda İsrail egemenliği var ve Filistinliler her gün onlarca can kaybı verirken diğer Araplar yine ayak oyunları peşinde veya birbirlerini boğazlamakla meşguller.
İsrail, bilgisayar ve silah teknolojisinde dünyanın sayılı ülkeleri haline gelirken Araplar geçmişte sebep oldukları lanetin pençesinden çıkamamaktalar. Evet, bu 1917’nin lanetidir. Kutsal toprakları korumak için emperyalist İngiliz’e karşı savaşırken karşısında satılmış Arapları gören Mehmet’in, Arif’in, Ali’nin, Cemal’in…toprağa şehit olarak düşerken Mehmetçik’in yakasına yapışıp pis pis sırıtan Arap’a ettiği bedduanın lanetidir bu. Kimse duygusal davranmasın; bu yazı günümüzdeki Arap cehalet ve rezaletinin tarihi köklerine değinip günümüzde çarenin ne olacağını irdelemek için yazılmıştır. Filistin’e içi yanmayan Türk yoktur elbette; ama konumuz bu değil.
Yüz milyonlarca Arap 3 milyonluk İsrail’le neden baş edememektedir? Çünkü Araplar millet olamamıştır, irade olamamıştır, milli irade olamamıştır, hep ama hep din ile ve Allah’la kandırılmayı içine sindirebilmiştir.
Çünkü Arap’ın kafası mezhepçidir. Arap, Hz. Muhammed’in tebliğinden bîhaberdir; gaflet içindedir, din denilince aklına mezhebi gelir. Arap, Muaviyeci'dir ve Yezid’in ayak izlerini takip ettiği için Osmanlı’yı sırtından hançerleyebilmiştir. Bugün birçok Arap ülkesinde tarih kitaplarında Arap çocuklarına “Parlak Arap medeniyetini canavar Türkler yıktı.” diye öğretilmektedir. (Bir sözüm de Osmanlı’ya: Arap’a “necip” derken özünü oluşturan ve içinden çıktığın Türk’ü yüz yıllardır aşağıladın ve ona “eşek” diye hitap ettin. Şimdi kalk da gör, bakalım; kim necip, kim eşek? )
Çünkü Arap, Hz. Muhammed’in ümmeti olmaktan çıkmış ve Muaviye’nin ümmeti olmuştur. Muaviye’nin ümmeti olduğu içindir ki İslam hamisi Türk’e arkadan saldırıp kutsal toprakları İngiliz’e teslim etmiştir. O İngiliz de o topraklarda İsrail’i kurmuş ve Arap’ın başına bela olarak musallat etmiştir.
Arap mezhepçidir. Yani laik değildir. Belli bir mezhebin iktidarını dayatmak için, yani mezhepçiliğe meydan açmak için yıllarca laikliği dinsizlik diye yutturdular. Bu da bugün İslam dünyasındaki kanın ana nedenidir. Laik olmamak mezhepçi olmak; mezhepçi olmak da Muaviye’nin ümmeti olmaktır. Muaviye’nin ümmeti olmak da lanetle daha yüzyıllarca kol kola yaşamak demektir. Kaldı ki ABD ve Siyonistler de bu mezhepçilik anlayışından, sülüğün kanı emmesi gibi yararlanmaktadırlar. Bu topraklarda Muaviye’nin ümmetinden olanlar her zaman emperyalizme seve seve uşaklık etmiştir.(Günümüzde olduğu gibi)
Araplar,1.Dünya Savaşı’nda safını Osmanlı’dan yana belirleseydi ve savaştan sonra da bizdeki gibi milli ve laik devletini kursaydı, yani millet olabilmeyi becerebilseydi bugün İsrail diye bir devlet olmazdı. (Mustafa Kemal, bu konuda Arapları uyarmıştır.)
Sorunun kökeni ve çaresini ortaya koyduktan sonra da şunu ifade edebiliriz ki çarenin gerçekleşebilirliği konusunda hiç ama hiç iyimser değilim. Dürüst olmak gerekirse Arap âleminin ve Filistin’in görünürde bir umudu, ne hazindir ki, yoktur. Kaldı ki Muaviye’nin ümmeti haline gelmiş birçok Arap devleti İsrail ile işbirliği halinde olup diğerleri de birbirini yemekle meşguldür. 70 yıla yakın süredir İsrail saldırıları olagelmektedir; yine olacak, birkaç devlet göstermelik kınayacak, birkaç Arap devleti kına yakacak; İsrail yine saldıracak, yine saldıracaktır.
Gözden kaçmaması gereken bir husus da şudur. Bugün Amerika’yı yöneten Evangelistler, Siyonistlerden daha Siyonist’tir. İsrail, bugün “Ben, bu işten vazgeçtim.” dese bile Amerika buna izin vermez. Çünkü Evangelizm’in protokolü bunu gerektirmektedir. Evangelizm’i bilmeden Filistin sorununu anlayamazsınız.
1917 laneti, ne kadar üzülürsek üzülelim, içimiz ne kadar yanarsa yansın bu mezhepçi kafayla yüzyıllardır sürecek gibi görünüyor. Türkiye, bu mezhepçiliğe kendi vatanında asla izin vermemeli; Arapların yanlış yolunda kendine kanal aramamalıdır. Arapların debelendiği bu bataklığa (mezhepçiliğe) düşmemenin yolu ülkemizde, Laikliğe sıkı sıkıya sarılmaktır.

Bu yazı toplam 755 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim