• BIST 108.700
  • Altın 145,028
  • Dolar 3,4996
  • Euro 4,1230
  • Kmaraş 34 °C
  • Malatya 36 °C
  • Kayseri 32 °C
  • Sivas 31 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu
  • Arazi toplulaştırma  çalışmaları,  Büyükyapalak’tan  başladı
  • Elbistan’a Sağlıklı Yaşam Merkezi yapılacak
  • Başka Erkoç, Ceyhan Rekreasyon Alanında incelemelerde bulundu

27. Pancar Alım Kampanyası Başladı

27. Pancar Alım Kampanyası Başladı
Elbistan Şeker Fabrikası’nda düzenlenen törenle 27. şeker pancarı alım kampanyası başladı.

105 günlük kampanya süresi içerisinde fabrikanın 390 bin ton şeker pancarı alımı yapması ve bundan 55 bin ton kristal şeker, 15 bin ton melas ve 100 bin ton küspe elde edilmesi bekleniyor.

 

Pancar alım sahasında düzenlenen törenlere Kaymakam Metin Maytalman, Emniyet Müdürü Mehmet Adalı, AK Parti İlçe Başkanı Yunus Kaan Kısaca, Tarım Müdürü Recep Yılmaz ve kampanya süresince fabrikada çalışacak işçiler katıldı.

27. dönem pancar alım kampanyasının hayırlı olması temennisinde bulunarak konuşmasına başlayan Elbistan Şeker Fabrikası Müdürü Niyazi Develi, “Fabrikamıza bağlı Elbistan merkez, Afşin, Göksun ve Tufanbeyli bölgelerine ait pancarların alınmasına başlandı.  Bugün teslim alınıp stoklanan pancarlarla 16 Eylül itibariyle de işletme faaliyetimiz başlamış olacaktır. Bu yıl fabrikamıza bağlı 4 bölge 73 köy ve 4 bin 153 üretici ile üretim sözleşmesi yapılarak 66 bin 500 bin dekar alanda pancar ekimi gerçekleştirilmiştir.

Pancar üreticilerine işlerini yürütebilmeleri için; bugün yani 12 Eylül tarihine kadar ayni ve nakdi avans olarak 13.200.000 TL ödeme yapılmıştır. Bu kampanya döneminde üreticilerimize sözleşme gereği 80 bin ton bedelsiz yaş pancar küspesi verilecektir. Bu kampanya döneminde üreticilerimizden alınacak net pancara ödenecek avans fiyatı 118 ton/TL olarak belirlenmiştir. Bu sezon işlenecek pancar miktarının 390 bin ton olacağını tahmin etmekteyiz. Bu rakam geçen yıl 360 bin ton olarak gerçekleşmişti. Fabrikamızın pancar işleme kapasitesi 3.800 ton/tam gün olup, bu yıl rafineri kampanyası dahil tahmini 105 tam gün sürecek kampanyamızda; 390.000 ton pancar işlenerek, 55.000 ton kristal şeker, 15.000 ton melas ve 100.000 yaş küspe elde edilecektir” dedi.

ŞEKER SANAYİ ÖNEMİNİ KORUYOR

Fabrika Müdürü Niyazi Develi, “Ülkemizde Tarım ve Sanayi Entegrasyonuna en güzel örneklerinden biri olan şeker sektörü, kuruluşundan bu yana köklü değişimler geçirmiş ve kalkınma yolunda sağladığı çok yönlü katkılarıyla ülkemiz için önemli konumunu sürdürmektedir. Sektör, kalkınma için seçilecek sektörlerde aranan en temel özellik olan ileri ve geri bağlantılara sahiptir. Yalnız şeker üretmek için tarımsal ham madde (şeker pancarı) kullanmakla kalmaz, aynı zamanda ürettiği yan ürünler de hayvancılık, alkol ve maya sektörü için önemli bir girdi kaynağıdır. Şeker sektöründe; dünyadaki gelişmeler göz ardı edilemeyeceğinden, şekerin yerli bir sanayi ürünü olmasının ötesinde küresel bir ürün olarak değerlendirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Fabrikamız; yalnızca üretimleri olan kristal şeker ve yan ürünleri ile yurt ekonomisine 100 milyon TL katkı sağlamış olacaktır. Bu sayede 4 bölgemiz dahil fabrikamızda istihdam edilen 689 adet personelimiz dışında, fabrikamız yarattığı istihdam miktarı ise 25 bin kişidir. Kuruluşundan bu güne kadar memleketin en ücra köşelerine tarım ve sanayi kültürünü götüren ve modern tarım ve teknolojinin önderliğini yapan sanayimiz, bundan böyle bu tür hizmetlerine devam edecektir.

Elbistan Şeker Fabrikasının kurulmasında ve 1985 yılından itibaren kesintisiz süre gelen işletilmesinde tüm emeği geçenlere, değerli üreticilerimize ve üreticilerimizin kuruluşu olan Pancar Kooperatifine ve Ziraat Odasına çalışmalarımızda her zaman bizlere destek olan tüm kurum ve kuruluşlara, yazılı ve görsel basına ve Elbistan Halkına teşekkür ediyoruz” dedi.

Fabrika Müdürü Niyazi Develi’nin konuşmasının ardından kürsüye çıkan Şeker İş Elbistan Şubesi Başkanı İsmail Şahin’de özelleştirme konusuna değindi.

Şahin konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Fabrikamızda öteden gelen yanlışlıklarla birlikte yanlış yapılanmalar, başta çalışanların birçok haklarını görmemiş, sizlerin bu günkü mağduriyetinizi ortaya koymuştur. Eğer 380’nin üstünde mevsimlik işçinin fabrikamızda kısa süreli çalışıyor olması, kadro alamamış olması bu günün hatası değil geçmişin ileriyi görmeme hatalarından kaynaklanmaktadır. Bu gün, bu fabrikada 100 kişinin üstünde insan işe başlayıp kadrolarını alıp memleketlerindeki fabrikalara gittiler. Bunun sorumluları düşünüp sormak gerekmektedir. 2004 yılında ilimiz olan Kahramanmaraş’ta yetişen pancar, Malatya Şeker Fabrikasına geçici olarak verilmesi gerekirken tüm varlıkları 130 bin ton pancar kotasıyla Malatya Şeker fabrikasına verilmesi fabrikamız ve çalışanlarımız için bir kayıp olmuştur. Böylelikle işçilerimizin bir ay daha fazla çalışmaları engellenmiştir. Fabrikamızdaki o denli üretimde zayıflatılmıştır. Türkiye Şeker Fabrikalarına bağlı fabrikalar aynı kurum içinde kuruluşlar olsalar da her fabrika kendi başına ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Türkiye Şeker Fabrikaları Özelleştirilse de özelleştirilmese de 25 fabrikayla üretime devam etmesi söz konusudur.

Sizlerinde bildiği gibi dünyamız bir yandan sömürgeciliğin günümüze uyarlanmış son şekli olan yeni dünya düzeni, Büyük Toplumsal Uluslar arası çalkantılara iç savaş ve etnik çatışma ortamına, küresel terör ve istikrarsızlık zeminine sürüklenirken diğer yandan da başta ABD ve AB Ülkeleri olmak üzere ulus ötesi odakların güç mücadelesinin ekonomileri kendilerine köleleştirirken çalışma hayatında da geri dönüşü olmayan bir takım uygulamalara kurban edilmektedir. Öte yandan yeni dünya düzeninde sınırların kalkacağı söylemiyle hareket eden küresel ekonomi çok uluslu şirketler sayesinde bütün dünyaya hakim olmaktır. Önemli olan bir tarih ve kültür mirasıyla bugünlere kadar gelen bir çok ulus devlet bu gün maalesef küresel sermayeye teslim olma ve küresel güçlere karşı ekonomik ve siyasi bağımsızlığını kaybeder noktaya gelmiştir.

Ekim sahaları kalmamış üretimde verimsizleşmiş gelişimini ve teknolojisini tamamlayamamış bir kısım fabrikalar kapatılacaktır. Bu gün Susurluk ve Çarşamba fabrikaları Pancar ektiremediğinden üretime ara verilerek kapatılma zorunluluğu olmuştur. Bundan sonra Fabrikalarda Gelişimi ve Teknolojisini tamamlamış, çevre kirliliği olmayan kurumsal yapısını oluşturmuş, problemsiz, yeterli personeli olan fabrikalar üretimlerine devam edecek. Geri kalan fabrikalarda kapanmış olacak düşüncesini paylaşıyoruz. Bu bağlamda Elbistan Şeker Fabrikasının yaşaması bölgemiz çiftsinin, işçisinin ve yöre halkının mağdur edilmemesi için herkesin üzerine düşeni yapması bir gereksinimdir. Artık 20 yıl önce resmi çekilmiş  bir römork, çamurlu pancarın ellerde  dolaştırılması artık bir anlam ifade etmiyor olmasını da buradan söylemek istiyorum. Elbistan Şeker-İş Şubesi olarak her zaman Fabrikamızın verimliliğinin artmasını düşünüyor, bu yörede başta daha çok pancar ekilmesini daha çok iş çıkmasını işçimizin de 120 gün üstü çalışarak emeğinin karşılığını almasını, boş kadroların personelimiz olan geçici mevsimlik işçilerimize kadroları sağlanarak doldurulmasını istiyoruz ve bunun içinde çalışıyoruz” dedi.

Şahin konuşmasında ayrıca, “Fabrikamız Pınarbaşı Ceyhan nehrinin doğduğu yere kurulmuş olması ve de çevrenin kolay kirlenecek olmasından Elbistan için arıtım tesislerinin fabrikamıza mutlaka kazandırılması gerekir. P.F.K Filtrelerinin kurulması, çevre düzenlemesinin ve temizliğinin yapılması, ölümlere sebebiyet veren ana personel giriş nizamiyesinin düzenlenmesinin yapılması, başta fabrika içi işçi mutfağı olmak üzere, sosyal tesislerde, fabrika lojmanlarında kullanılan suların bugüne kadar kontrolsüz denetimsiz su kullanımı yerine Şehir Şebeke Suyuna bağlanmasını istiyoruz. Bugün bizde doğal gaz olmadığı için doğal gaz dönüşümü yapılmamakta kömürle çalışılmaktadır. Buda eksiklerimizdendir. Bir çok fabrikalar doğal gaza geçmiş arıtma tesislerini kurmuştur. Başta Malatya şeker fabrikası kurmuş durumdalar. Ve yine terk edilmiş mahalle görünümüne dönüşmüş Lojmanların etrafındaki ve içindeki yolların asfaltlanmamış olması tel örgünün içindeki bir eksikliktir. İşçilerimizin başta eğitimlerinin eksiksiz verilmesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği ne önem verilmesi, tüm koruyucu güvenlik malzemelerinin eksiksiz verilmesi, önce her şeyin insanlık için olduğuna inanmamız gerekir. İleriki yıllarda insanlığın temel sorunu gıda sorunu olacağı için tarım arazilerinin mutlaka korunması gerekir. Bugün yardımlar yaptığımız Somali halkının tarım arazileri olsa gıda yeterliliğine sahip olsalar idi bugün açlık felaketi ile karşı karşıya kalırlarmıydı. Şeker fabrikası ve tarım arazileri mutlaka korunmalıdır. Biz üzerimize düşeni yapmak istiyoruz. Şeker-İş olarak istiyor, talep ediyor, taleplerimizin de karşılanacağına inanıyor ve güveniyoruz. Şeker-İş olarak bizim başka manada tarafımız olmaz, bizim tarafımız bu Fabrikanın menfaatleridir. Sendikamız daima insan onuruna yakışmayan ırkçı şoven bölgeciliği, zayıfın güçsüzün ezilmesini reddetmiş, Hakkı Hakkaniyeti, Sosyal adaleti, Paylaşımda Adaleti eşitliği savunmuş, demokrasilerin toplum hayatında, gelişimi sağlayarak bu günlere gelmiş olması bizleri sevindirmektedir” ifadelerine yer verdi.

Konuşmasının son bölümünde özelleştirme konusunu ele alan Başkan Şahin, “Şeker Fabrikalarının özelleştirme kararlarını şeker iş olarak yanlış buluyor ve düşüncelerimizi kamuoyuna duyurmaya çalışıyoruz. Bu karalar alınırken maalesef şeker sektörüne yönelik olarak dünyada yaşanan gelişmelerin dikkate alınmadığını düşünüyoruz. Bu gün tüm dünyada özellikle tarımsal sanayilerde kaçınılmaz bir şekilde devlet destek ve yardımlarının kullanıldığının ve tarımsal sektörlerin kesinlikle devlet şemsiyesi altında bulunduğunun göz ardı edildiği Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte sektörün yerli ve yabancı özel sermayenin rantiyelerinin kar hırsına tek edileceği kotası ve arazisi için satın alınacaktır. 15 ila 18 fabrikanın kapanacağı sektörel istihdamın daralacağı sektörün yarattığı katma değerden pay alan başta çiftçimiz, çalışan işçimiz, taşıyıcılarımız, hayvan besicileri, et süt üreticileri, yem, gübre, ilaç sanayi ve diğer hizmetler kesiminin büyük zararlar göreceğinden, yöre halkının ve yöre ekonomisinin büyük zararlar göreceği bir gerçektir.

Fabrikalarımızın kapatılmaması ve ayakta tutulması için başta biz işçiler birlik beraberlik içinde olmalıyız. Çiftçimizin, esnafımızın, yöre halkının tüm kurum ve kuruluşlarının desteğini almak zorundayız” diyerek konuşmasını tamamladı.

Konuşmanın ardından tarladan ürettiği şeker pancarını fabrikaya ilk getiren çiftçilere Pancar Üreticileri Kooperatifi tarafından alınan hediyeler Kaymakam Metin Maytalman, Fabrika Müdürü Niyazi Develi, Kooperatif Başkan Vekili Kerbi Ceren ve Emniyet Müdürü Mehmet Adalı tarafından Erdal Has (Akveren), Ahmet Gümüş (Akveren), Haydar Temur (Demircilik), Mehmet Doğan (Karahüyük), Muharrem Göçer (Kışla) Dursun Elmas (Akveren) ve Mehmet Aktaş (Karahüyük) isimli çiftçilere teslim edildi.

Bu haber toplam 879 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Elbistan Kaynarca Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344-415 0 415 | Faks : 0344-415 0 415 | Haber Scripti: CM Bilişim